1. Ana Sayfa
  2. Köşe Yazıları
  3. 28 Şubat

28 Şubat

Screenshot_2020-02-27-01-35-27-777_com.facebook.katana
2

Başörtüsü reklamlarına alışamamışken, peruk reklamları düştü gazetelere, üçüncü sayfa haberlerin hemen altına.

Kamusal Alan tanrısına kurbanlar sundular okul kapılarında. Çağdaşlaşma maskeli bir nefretle çullandılar üzerimize. Bir biz engeldik muasır medeniyete ulaşmalarına, mürteciydik.

İkna odalarında red mühürleri vurdular gözlem formlarımıza.

12 yaşından önce Kur’an kursuna gitmemizi dahi çok gördüler. Sanki Bizans surlarında açtığımız gediklerin öcünü alıyor gibiydiler.

Sırf İmam Hatibe gidiyoruz diye orta öğrenim başarı puanımızın neredeyse yarısını kestiler. Vasat bir bölümü tercih etmek zorunda kaldık. Bize zarar vermek uğruna bütün meslek liselerini de mağdur ettiler.

Askerde ayağımızın üzerindeki namaz nasırına bakıp bizi fişlediler.

En çok zorumuza giden de askerlik temel eğitiminden sonra yemin törenine gelen annemizi sırf başı örtülü diye kışlaya almadılar. Tel örgülerin ardından uzaktan bakakaldı annelerimiz. Halbuki ellerimize kınalar yakıp göndermişlerdi bizi askere. Vatan uğruna gerekirse kurban olalım diye.

Sanki Fransız ordusu işgal etmiş de, bütün ülkeyi onlar yönetiyor gibiydi.

Yoksa Anadolu’nun inancından ve köklerinden zerre nasibi olan; başörtüsünden, 12 yaşından önce çocukların Kur’an öğrenmesinden, imam hatip okulundan ve namazdan rahatsız olur mu ?

Şüphe yok ki kendi karanlık inlerinde, daha bir nefretle, daha bir hınçla, kurulan herşeyi yakıp yıkmak için bileylenmiş bekliyorlar.

“Özgürlük” dediklerinde samimi değiller!
“Demokrasi” dediklerinde samimi değiller!
“İnsanca yaşamak ve adalet” dediklerinde samimi değiller ve olmayacaklar!

Tek dertleri kendi ideolojik tanrılarını yüceltmek.

28 Şubat deyince akla gelen söylenecek çok söz var lakin sadece şunu söyleyip durayım; Allah bir daha fırsat vermesin!

Halil İbrahim

Yorum Yap

Yorum Yap