1. Ana Sayfa
  2. Edebiyat Kültür
  3. Adın İstanbul oluyor

Adın İstanbul oluyor

Screenshot_20200226-220231
1

Adını bir türlü koyamıyorum…

Eski zamanlarda donup kalmış tekkelerin münzevi eşiklerine taşıyor mezar taşları, şehadet parmaklarını havaya kaldırıp haykıran insanlar gibiler âdeta.

Kediler uyuyor isimlerin, doğum tarihlerinin ve ölüm tarihlerinin arasında, kabirler boyunca uzayıp giden patikaların sonu mahşer meydanına çıkıyor sanki, içim titriyor taş yokuşlarda. Birini arıyorum her mezar taşının ardında.

Adını bir türlü koyamıyorum…

Hürmet ve zarafetin yaldızlı kitabelerinde dalıp gidiyorum. Kolumdan çekiştirip duran hayatın akışından kaçıyorum, içimin bütün bahçelerinde saklambaçlar oynanıyor.

Ya Hacer-i Nâtık olup dile geliyor kalbim, ya Kusva’nın kapısına çöktüğü evin sahibine dert yanıyorum, ya Hz. Fatıma’nın sandığının işlemelerinden içeri akıyor bakışlarım, ya Kâbe oluklarından taşıyor duygularım, ya da Asay-ı Musa’nın budağına tutunuyorum.

Dudaklarım susuzluktan çatlıyor Resûl’ün su içtiği tasın yanıbaşında, mecalsizim. Bir şeyler arıyorum her adımda.

Adını bir türlü koyamıyorum…

Güneş nazlanarak indirirken gözkapaklarını, düşlerim, gümüşe boyanmış denizde sallanıp duruyor bağlı sandallar gibi, kızıl sürmeler çekiliyor ufka.

Kuş tüyünden hüzünler uçuşuyor adımımı attığım her mekanda, ayakkabılarla çiğnenen kadim bir mescidin sabırlı yumruk sıkışlarıyla titriyor kalbim, şehre hatta koca bir ülkeye bulaşmış lanetler sırıtıp duruyor habis ruhlar gibi…

“Adını bir türlü koyamıyorum” dedikçe içime dolup taşıyor adın. Aradığım ne varsa bahsedecek olsam, adın geliyor dilimin ucuna.

Sevdiğim de, bildiğim de, görüp geçirdiğim de, dua ettiğim de sen oluyorsun.

Adın hep İstanbul oluyor.

Halil İbrahim

Yorum Yap

Yorum Yap