1. Ana Sayfa
  2. Köşe Yazıları
  3. Bu Gidiş Nereye?

Bu Gidiş Nereye?

images (29)

 

Çarşıda ya da AVM’de iç çamaşırı satan mağaza vitrinlerinin önünden geçip gidiyoruz.

Gözümüzü ve yönümüzü çevirip yolumuza devam ediyoruz. Çocuğunuz varsa yanınızda hızlıca oradan uzaklaştırıyorsunuz.

İnternette gezinirken aniden önünüze çıksa rahatsız olacağınız görüntülere ailecek muhatap oluyorsunuz. Birebir ölçülerde mankenin üzerine giydirilmiş iç çamaşırları, ya da devasa boyutta iç çamaşırlı gerçek manken fotoğrafları vitrinleri kaplıyor.

İlk tepki göstermesi gereken belki de kadınlar olmalıyken, mağazalar tıklım tıklım. Belki kaliteli ürün bulabilmek, belki çeşitlilik, belki fiyat tercih edilme sebebi.

Mağaza sahibi sırf ticari kaygıyla reklam olsun diye toplumun ahlaki değerlerini, hassasiyetlerini gözünüzün içine soka soka çiğneyebiliyor.

Bu insanlar uzaydan mı geldiler!? Hangi değerlerle yetiştiler, bahanelerini merak ediyorum. “Abi ekmek parası, bayisi oldugumuz marka mecbur tutuyor” dediklerini duyar gibiyim. Ya da “Bakma kardeşim, için pis senin” dediklerini.

Biz “kilot” kelimesini dahi ulu orta söylemekten hicab eden, çamaşır sererken bile iç çamaşırlarını gorünmeyecek şekilde arkaya seren annelerin evlatlarıyız. Peki kim bu fantazi iç çamaşırlarını gözümüze sokanlar!?

Müstehcenlik dindar olsun olmasın her insanın sorunu. Hiç kimse kendi kızının ve oğlunun cinsellikle olması gerekenden erken tanışmasını, cinsel saplantılarla yaşamasını ve o alanda enerjisini harcamasını istemez.

Mevzu ihtiyaç olan iç giyimi pazarlamaktan çıkmış, kadınların cinsel bir objeden ve etten ibaret olduklarını ilan etme yarışına dönüşmüş.

Ve kadınlar bu durumdan hiç rahatsız değil gibiler! Bu tür mağazaları hem alışveriş yapmayarak cezalandırmalı hem de yasal zeminde yapılması gerekenlerin peşine düşmeliyiz.

Ebû Saîd el-Hudrî Allah ondan razı olsun,

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ i şöyle buyururken işittim dedi:

“Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.”

Halil İbrahim

Yorum Yap

Yorum Yap