1. Ana Sayfa
  2. Deneme
  3. DEĞER VER(EBİL)MEK

DEĞER VER(EBİL)MEK

Anadolu Pedagojisi

Herkesin hayatında değer verdiği bir şey mutlaka vardır. Ailesi, aşık olduğu kişi, antika bir eşya, dostları… Uzar  gider bu liste. Benim asıl değinmek istediğim de zaten değer verdiğimiz şeylerden ziyade değer verdiğimiz kişiye değerli hissettirip hissettiremediğimiz. Çok merak ediyorum acaba neden insanlar ellerindeki  şeyin kıymetini kaybettikten sonra fark eder? Neden o kişi gitmeden önce ona sevgimizi göstermeyiz de gittikten sonra geri döndürmek için kırk takla atarız? Halbuki gitmeden önce her şey daha kolaydır. Geri döndükten sonra eskisi gibi olur mu? İzi kalmaz mı kalp de açılan yaranın? Kalır elbette, hem de öyle bir kalır ki yüzüne her baktığında o kötü zamanları tekrar tekrar yaşatır insana.

  Çağımızın sorunlarından biri de bu galiba. İnsanlar, karşısındakine değerli hissettirdiği zaman onun ego yapacağını düşünür olmuşlar.  Kendi yaralarını iyileştiremedikleri için geleceğe taşıyıp onu da mahvetmişler.

Size  şahit olduğum bir olayı anlatmak istiyorum. Yaklaşık bir ay önce hastanede bir işim vardı. İşimi hallettim tam çıkacağım sırada bir anne 7-8 yaşlarındaki kızına bağırarak bir şey sordu. Daha kızın cevaplamasına bile müsaade etmeden yapıştırdı çocuğa tokadı. Büyük adama atılmayacak bir tokattı, bütün koridor o tokadın sesini duydu. Kız o an neye uğradığını şaşırdı. Dışarıdan gelen bir tokat olsaydı gidip annesine sarılır ağlardı belki. Onu korumasını isterdi. Ama tokat sığınabileceği tek limandan geldiği için kız donup kaldı, ağlayamadı bile. Şimdi size soruyorum bu anne çocuğuna kendini değerli hissettirebilen bir anne midir? Çocuğunun kıymetini yeteri kadar biliyor mudur? Belki bazılarınız abarttığımı, çoğu insanın illaki annesinden az çok terlik yediğini söyleyebilir. E zaten çoğumuz değersizlik duygusuyla savaşmıyor muyuz? O çok egolu olduğunu düşündüğümüz insanlar aslında kendilerini değerli hissedemediği için her şeyi abartıp dikkat çekmeye çalışırlar.  Aniden gelen öfke krizleri, karşımızdaki insanı deli gibi kıskanmak, etrafımızdaki insanlara güvenememek ya da bir insana aşırı bağlanma ondan kopamama bunlar hep değersizlik duygusundan dolayı oluşan hallerdir. Ve hatta karşımızdaki insana değerli olduğunu hissettirememek bile onun bizi değersiz görme ihtimalinden dolayıdır. Öyleyse tekrar soruyorum en güvendiği insan tarafından herkesin içinde şiddetli bir tokat yiyen o kız çocuğu büyüyünce kendini ne kadar değerli hisseder? Kendini değerli hissedebilir mi? Ya da o anneye sormak lazım sen kendi canından olana bunu yapıyorsan başkaları neler yapmaz diye. O tokatın yüzdeki izi belki 15-20 dakika sonra geçer ama kalpteki izi geçer mi diye.  Neyse, inşallah evde sakin bir annedir diye umut ediyorum.

Neşet Ertaş ne güzel söylemiş: “ İnsan değer verdiği şeylere gözüyle bakar, yüreğiyle taşır”  diye.

Yüreğimizde taşıdığımıza gözümüz gibi bakabilsek o gözümüz gibi baktığımız bizim yaralarımızı sarmaz mı sanıyoruz acaba.

Bir şeyleri kaybetmeden değerini anlayabileceğiniz, anlayabileceğim ve değer vermeyi bilen insanlarla geçecek bir hayat diliyorum.

“Anlayamazmış meğer sevgi, ayrılık saati gelmeden kendi derinliğini.” –Halil Cibran

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Blogseyir.com sizlere özgün ve bilgi dolu bir platform alanı oluşturmak için 2020 yılında yayın hayatına başlamıştır. Merak ettikleriniz, bildikleriniz veya bilmediğiniz, ilginizi çekebileceğini düşündüğümüz makaleleri sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Sizler de ekibimizin bir parçası olmak istiyorsanız iletişim bölümünden bizlere ulaşabilir veya [email protected] adresine mail gönderebilirsiniz.

Yorum Yap