1. Ana Sayfa
  2. Köşe Yazıları
  3. Eski Ve Yeni Zaman

Eski Ve Yeni Zaman

images-2
1

Helal sınırlarda, maddi ve manevi tercihler yapmanın zorlaştığı, akıntıya kapılmamanın, iradeli ve kasıtlı bir duruş gerektirdiği zamanlarda yaşıyoruz.

Zamanla değişiyor ve dönüşüyoruz, herşeyle birlikte.

Fakir anadolunun, un çuvalı bezlerinden kendine elbise diktiği anlaşılınca, çuvalların desenli üretildiği zamanlarda değiliz artık.

Ya da tek parça kumaştan üç oğlana gömlek, iki kıza etek dikildigi zamanlar geride kaldı.

Bakkala gidip yarım ekmek alındığı, onun da veresiye yazıldığı, lastik ayakkabıların nostalji olmadığı zamanlarda da değiliz.

Annelerin ellerinin ısınmadığı, çamaşırların bahçede bir kazanda kaynatılarak kirlerinden arındığı zamanlarda hele, hiç değiliz.

Ancak, kalbe ait her duygunun daha sahici ve daha temiz olduğu, yoksulluğun cömertliğe engel olmadığı zamanlar geçmişte kaldı.

Geçmiş günlerin, bugüne göre hep daha temiz ve daha imrenilesi hatırlanıyor olması bir yanılgı mı yoksa?

Öyle ya zahmetli olan şey kötü hatırlanır gibi geliyor insana, geçmişin zahmetleri anlatmakla bitmez oysa. Yine de eskiye dair özlemler dile gelir her fırsatta.

Bolluk ve bereket her zaman doğru yolda olduğumuzun göstergesi değildir. Bugün iliklerimize kadar hissediliyor bu hakikat.

Ad ve Semud’un bağları, bahçeleri ve yüksek kayalara oydukları korunaklı evleri vardı, dolup taşan bir bolluktaydı imtihanları.

Göz alabildiğince coşkun ve kendinden emin bir hayatla, oğullara kızlara doymuşlardı.

Bu çağda, öyle bir kertede ki insan, doymaktan yoruldu ve doyurmanın neşesinden uzakta bir yerlerde yığıldı kaldı sanki.

Tıka basa doyduk doymasına da, kalpler hiç bir yardımın ulaşmadığı, hatta yardım göndermenin dahi yasak olduğu bir kıtlık coğrafyası gibi.

Besmelesiz sofraların, çöpe atılmış bereketli kısmının vebaliyle çarpılmış bir şaşkınlık dolduruyor şehirleri, evleri, arabaları,…

Halil İbrahim

Yorum Yap

Yorum Yap