1. Ana Sayfa
  2. Köşe Yazıları
  3. Fıtrat’a Dâir

Fıtrat’a Dâir

images-20
1

Bize verilen hayat bir çok sabit sütunun birleşkesidir. Tabiat, beden, fıtrat ve ruh bu sütunlardan en önemlileri.

Yürüdüğümüz yolda açmış papatyaların yüzüne bakmadan basıp çiğniyorsak, ya da karşımıza çıkan her böceği hiç sebepsiz öldürüyorsak, bir ağacın altından öylece yürüyüp geçiyorsak, hayatın sütunları birer birer devrilir üzerimize. Sadece kendi bedenine, et tarafına hapsolmuş bir nasipsizlik çoğalır durur.

Fıtrat en büyük sütundur. Köpek neden tasmalanır, ata neden gem vurulur, keçilerin etrafı neden çitlerle çevrilir, üzüm bağlarına neden asma yapılır, yeşil fasülyeye neden çubuklar dikilir?! Bunlar hep fıtratı kabullenmenin ve yönlendirmenin tezahürleridir.

Yani ata gem vurmazsan ehil olmaz, köpek tasmalanmazsa itaat etmez, kuzuların etrafını kapatmazsan ya kaçar ya da kurt kapar. Kurdun fıtratı da odur. Fasulyenin yanına çubuk dikmezsen karmakarışık bir hal alır ve sebzeler yeterince olgunlaşmaz.

Herşeyin fıtratına göre şekillendirmişken hayatımızı ve tercihlerimizi kendi fıtratımızı yok saymak insana zulümdür. Kurtların hüküm sürdüğü yerde kuzuların etrafını çitlerle çevrelemek elbette yasak olacaktır.

Erkeğin bayana, bayanın erkeğe meyli fıtratındandır. Şehvet de bu fıtratın en büyük imtihanıdır. Yaratılıştan birbirine doğru akar durur erkek ve kadın. Erkek kadında, kadın da erkekte olan farklı hallerden etkilenir. Kim inkar edebilir bunu!

Bu bazen bir kirpik olur sineyi ok gibi deler. Yanakta bir gamze olur her kıvrılışına bin şiir yazdırır. Bazen de bir bakışa, bir öpmeye feda eder özgürlüğünü cana bile kıyar.

Helal-Haram kabullenişi olmayan kalplere fıtratı kabul ettirmek en zoru olsa gerek. Çünkü iman fıtratı ehlileştiren bir gemdir. Gemsiz bir at her gördüğüne koşacak, her patikaya girecektir. Fıtratı pervasızlığa alışmış bir nefis fren istemez, perdeler, kapılar ve kilitler istemez.

Halbuki kim ister perdesiz, kapısız ve kilitsiz bir evde yaşamayı, ya da kim ister frensiz bir arabayla yola çıkmayı. İstiyorsa, aklını iç güdülerine teslim etmiş demektir. Ve içgüdü akıldan hoşlanmaz.

Fıtratın alanı çok genişken insan hep yasak olan dikenliklere çalılıklara girer. Üzümü gorukken ye, olgunlaşınca ye, pekmez yap ye, pestil yap ye, sirke yap ye, reçel yap ye bunlar fıtratın seçenekleridir, ama fermente halini içersen dikenliklere girer, sarhoş olur, toplumsal bir yaraya dönüşür, evde çikolata bekleyen çocuklara tokat bahşedersin.

Fıtratını kabullenmeyen ve görmeyen bir insan , helal-haram sınırlarının hikmetini ve gerekliliğini de anlayamaz.

Halil İbrahim

Yorum Yap

Yorum Yap