1. Ana Sayfa
  2. Köşe Yazıları
  3. Gayret Vakti

Gayret Vakti

images-10
2

Karşılaştığım herkes çok yorgun olduğundan şikayetçi.

Eskiden havadan sudan bahsederdi ya insanlar şimdi ne kadar yorgun olduklarından, ne kadar çok meşgul olduklarından, fırsat bulamadıklarından dem vuruyorlar.

Mevzu güncel siyaset, alışveriş, iş, futbol, yemek olunca kafa patlatan, heyecanla yazıp çizen konuşan insanlar, sıra metafizik olana kalple ilgili olana gelince sus pus, bitkin, yorgun ve isteksiz.

Hiç kimse alışkanlıklarını değiştirme gücünü kendinde görmüyor. “Yaşım olmuş 30-40-50, nasıl değişeyim, nasıl değiştireyim bu saatten sonra!” gibi cümlelerle ölü toprağı atıyoruz kendi üzerimize.

Farkında mısınız?

Elimiz her 10 saniyede bir telefonumuza gidiyor. Namazda sola selam telefona veriliyor. Tesbihat yerine 33 beğeni 33 paylaşım 33 yorum sayıyor parmaklarımız merakla.

Bir şeyi değiştirme iradesini göstermektense ölmek daha evla sanki.

Tekrar tekrar düştüğümüz tuzakları, takıldığımız engelleri artık adımız gibi biliyor olmamız da birşeyleri değiştirmeye yetmiyor.

Kendimizden razı olmak ilk gaflet perdesini çekiyor önümüze. Öyle ya kendinden razıysan, yani kendinde bir kusur ve sorun görmüyorsan değişmesi gereken birşey de görmezsin. Kendinden razıysan, “Ne rezil insanlar var, biz yine iyiyiz bir çoğundan” yaklaşımıyla örtbas ediyorsan kusurlarını, tevbe etmeye dahi gerek görmezsin.

Hiçbir değişim için geç değildir oysa.

Herşeye gücü yeten bir Allah’a iman ediyorsa insan, değişemeyecek hiçbirşeyin olmadığını da bilir. Dev gibi çam ağaçlarını pirinç tanesi kadar küçük bir tohumun içinden çıkaran kudreti yok sayarcasına umutsuzluklara kapılmaz. O Kudretin korkusuyla da tenbellik yatağına gömülmez.

Allah Resulü’ne s.a.v peygamberlik vazifesinin 40 yaşında geldiğini bilmiyor gibiyiz, ya da hiç ders çıkarmadık. 40 yaşından sonra bütün dünyayı değiştiren bir rahmetin rüzgarı ömür ağacımızın dallarında esip duruyorken, çürüten niyetsizliklerin içine hapsolmak da neyin nesidir!

Cebel-i Nur’un eteklerine kadar Mekke’den yürüyerek Hira’ya azık taşıyan Hz. Hatice’nin gayretini de hiç okumamış gibiyiz…

Bir gayreti büyütelim geçmiş zamanın pişmanlıklarına takılmadan.
Unuttuklarımızı daha çok hatırlayalım.
Kaybettiklerimizi de.
Tam zamanı.

Halil İbrahim

Yorum Yap

Yorum Yap