1. Ana Sayfa
  2. Kitap Analizleri
  3. Hayal ile Gerçek Arasındaki Kısa Mesafe

Hayal ile Gerçek Arasındaki Kısa Mesafe

ç

Hayal ile gerçeklik arasındaki fark, ikisinin birbirine uymaması
değildir – gerçeklik ne ise odur ne uygun ne aykırı -,
asıl fark, hayallerin kendilerini gerçeklere uyduramamalarındadır.

Hayalin gerçekte en çok çekemediği, durağanlık değil,değişkenliktir kalıcı olan hayallerdir; gerçekler ise, değişken…
Hayal, gerçeği hep istediği biçimde kurar; ama gerçek, hep kendi biçiminde oluşur.
İşin kötüsü, hayal, kafasına dank etmiş, geçmiş gerçekleri bile, yoğurur, biçimler, kendi istediği biçime so­kar –
hayalin elinde, en ‘gerçek’ gerçekler bile gerçekliklerini yitirirler:
Yani, hayaller için, gerçeklere uyma yolu tümüyle kapalıdır.
Hayal gerçeğe ulaşamaz – ulaşabilse bile, onu gerçek olmaktan çıkarır, hayal kılar.

Hayal, gerçeğe her gidişinde, onu kendisine aykırı olan olarak bulur : hayalin karşısında duran gerçek olarak. ..

 

Hayalin gerçekten en önemli farkı, kendine bir tür pay çıkarmasıdır: Gerçek, ne ise odur; hayal ise -hem hayaldir diye,
hem hiç de ‘hayal’ değildir diye; yani her durumda– kendini
pohpohlar. Onu hayal kılan da budur.

Gerçeklerin bilinmesinin acı payını, hep hayaller öder.

Gerçekleri, aynen, ‘gerçek’ diye yineleyen ‘bilme’, zavallı
birşeydir; aynı şekilde, boş kuruntularını ‘gerçeklik’ diye etrafa
savurup duran ‘hayalgücü’ de öyle.

Sahici bilgi, hem gerçek hem hayal kaynağıdan eşit ölçülerde
su çekebilen bir etkinliğin ürünüdür : hayalleri dolduran
bir gerçekliğin ve gerçeklere boşvermeyen bir hayalin ortak
ürünü…

Çünkü gerçek, hayal olmaksızın, biçimsizdir; hayal de,
gerçek olmaksızın, içeriksiz …

 

-oruç aruoba

Yorum Yap

Yorum Yap