1. Ana Sayfa
  2. Liste
  3. İmam-ı Rabbani Hazretleri Kimdir? Kısaca İmam Rabbani Hazretleri

İmam-ı Rabbani Hazretleri Kimdir? Kısaca İmam Rabbani Hazretleri

imam-rabbani

Tasavvuf’un En büyük Alimlerinden Birisi olarak bilinen İmam Rabbani Hazretleri Kimdir? Kısaca İmam-ı rabbani Hazretlerinin hayatı

[lwptoc]

İmam Rabbani Gerçek ismi ve Doğum yeri ?


Asıl ismi, Ahmed Bin Abdülehad bin Zeynel’abidin olarak bilinir. Lakabı ise Bedrettin, künyesi ise Ebü’l-Berekat olarak bilinir. Hindistan’ın Serhend kasabasında 26 Mayıs 1563) (H.971) tarihinde doğmuştur. İmam Rabbani Hazretlerinin soyu Hz. Ömer’e dayandığından ötürü “Fârukî”, memleketinden dolayı ise ” Sirhindî” lakabları ile bilinmektedir. Silsile-i aliyyenin yirmi üçüncüsü olarak bilinmektedir.

İmam-ı Rabbani Hazretleri “Sıla” ismi

Zamanın büyük âlimleri imam-ı Rabbani Hazretlerine Sıla ismi ile hitap etmişlerdir. Sıla ismi birleştirici anlamına gelmektedir. imam- Rabbani Hazretleri, tasavvufun İslamiyet’ten ayrı bir konumda olmadığını İslamiyet’e uygun birşey olduğunu ispat etmiş ve ahkam-ı İslamiye ile tasavvufu birleştirmiştir. Bir Hadis-i Şerifte şöyle buyurulmaktadır: “Ümmetimden Sıla isminde biri gelir. Onun şefaati ile çok kimseler Cennete girer” . Bu hadis-i şerif, imam-ı Süyuti’nin Cem’ül-Cevami kitabında bulunmaktadır. İmam-ı Rabbani hazretleri bir mektubunda ise ; “Beni iki derya arasında “Sıla” yapan Allahü teâlâya hamd olsun” diye dua etmiştir. Eshabı, talebeleri ve sevenleri arasında “Sıla” ismiyle meşhur olmuştur. Hadis-i şerifte müjdelenen “Sıla” ismini ondan evvel hiç kimse almamıştır.

İmam Rabbani Hazretlerinin babası ve dedeleri, zamanların en büyük âlimleri, faziletli kişileri ve salih kişi olarak tarih boyunca bilinmektedir.Babası Abdülehad Efendi zamanında bir çok büyük âlimlerden ve hocalardan din ve felsefe ilimleri üzerine dersler almış ve bu konularda kendisini geliştirmiştir. Babası tasavvufta en son mertebeye kadar ulaşan kişidir.

İmam Rabbani Hazretlerinin İlim ve Ders Hayatı

İmam Rabbani Hazretleri, ilk eğitimini babası Abdulehad Efendi’den almıştır. İlk dersini babasından alan Rabbani Hazretleri, kısa süre zarfında Arapçayı da öğrenmiştir. Daha küçük yaşta iken Kur’an-ı Kerimi ezberlemiştir. İmam Rabbani Hazretleri, ilimlerinin bir çoğunu babasından , diğer kısmını ise zamanın büyük âlimlerinden öğrenmiştir. Babasından dersler aldığı süre zarfında çeşitli ilim kitaplarnı da ezberlemiştir. Babasından alacağı dersler tamamlanınca ise, Siyalkut şehrinde bulunan Mevlana Kemaleddin Keşmiri ‘den bazı ilimler öğrenmiştir. Bazı hadis kitaplarını ise Şeyh Yakub-ı Keşmiri’den okumuştur.

Kadı Behlul-i Bedahşani ‘den ise: tefsir, hadis ve bazı ilimlerinden icazet almış ve diplomasını da almıştır. Henüz on yedi yaşında iken ilk tahsilini tamamlayan Rabbani Hazretleri hemen hemen bütün ilimlerden icazet almıştır genç yaşta. Babası hayatta iken Rabbani Hazretleri, talebelere ilimler öğretmeye başlamıştır.

Hocası Muhammed Bakibillah İle Tanışması

İmam Rabbani hazretleri, babası vefat ettikten bir sene sonra hacca gitmek üzere Serhend’den yola çıkmıştır. Bu yolda gönlünün Nakşibendiye büyüklerine doğru yandığını görüyor ve Nakşibendiye üzerine kitaplar da okumaktadır. Hacca gitme yolunda yolu Delhi’ye vardığında Muhammed Bakibillah hazretlerinin talebelerinden olan Mevlana Hasan Keşmiri ile görüşmüş, Hasan Keşmiri ise onu hocasının huzuruna götürmüştür. Huzuruna vardığında ise tanıştırmak isteyen Hasan Keşmiri: “Bugün Ahrariyye yolunda bu ülkede başka böyle büyük bir zat yoktur. Taliblerin onun bir nazarıyla bakışıyla kavuştukları manevi derecelere günlerce çekilen çileler ve çeşitli riyazetlerle nefsin istediklerini yapmamakla kavuşmak mümkün değildir” demiştir.
Babasından aldığı sohbetler ve icazetler sayesinde Ahrariyye yolunun ve Aharriye yolu üzerinde bulunan üstünlüklerin ve kıymetlerin hepsini duymuştu. Bu yolda ki kişilerin hallerini bildiği için;”Bu Hicaz yolunda, böyle büyük bir âlimden, bu büyükler yolunun zikir ve usullerini almaktan daha iyi ne olur?” diyerek Muhammed Bakibillah hazretlerinin huzuruna gitmiştir. İmam Rabbani Hazretleri, Muhammed Bakibillah hazretlerinin huzuruna vardığında ise kalbinde bir nur parladığını hisseder ve mıknatısın iğneyi çektiği gibi çekilir. O an kalbinin bu zamana kadar hiç duymadığı ve bilmediği şeylerle içi dolmuştur. Hac sonrasında kısa bir uğrayış ve bazı şeylerden istifade etmeyi niyet etmiş olsa da, kalbinde ki muhabbet, sevgi ve arzu kendisini bir türlü bırakamamıştır.

İmam Rabbani Hazretleri, hocası olan Muhammed Bakibillah’tan bir çok sözler ve sohbetlerde bulunmuştur. İkisi arasında geçen bu muhabbetler her ikisinin de görülmeyen hallere kavuştuğunu kitaplarda aktarılmıştır. İki ay boyunca bir çok himmet ve lütufta bulunan iki âlim, bir çok manevi hallere vasıf olmuştur.

İmam Rabbani Hazretlerinin Serhend’e Dönüşü

Muhammed Bakibillah hazretlerini tanıdıktan ve aldığı icazetler ile birçok manevi hallere bağlanan İmam Rabbani hazretleri, bir kaç ay sonrasında hocasının icazet vermesi ile Serhend yolunu tutmuştur. Daha doğrusu Serhend’e dönmesi emrolunmuştur. Hocası ise birçok talebesini İmam Rabbani Hazretlerine yetiştirmesi için bırakmıştır. Muhammed Bakibillah İmam Rabbani Hazretleri için şöyle buyurmuştur: : “Kalblere deva, ruhlara şifa olan bu tohumu, Semerkand ve Buhara’dan getirip Hindistan’ın bereketli toprağına ektim. Taliblerin yetişip kemale gelmesi için uğraştım. O, her dereceyi aşıp, üstünlüklerin sonuna varınca, kendimi aradan çekip, talebeyi ona bıraktım.”

İmam-ı Rabbani Hazretleri Serhend’de talebe yetiştirmiş ve bir çok talebeye ilim öğretmiştir. Sürekli yeni ilimler öğreterek islam dinini canlı tutmuştur. İnsanlara sürekli doğru yolu anlatan Rabbani Hazretleri, hocasını ziyarete Delhi’ye geri gitmiştir. Bir süre hocasının hizmetinde kalan Rabbani Hazretleri ile hocasının arasında çok hoş sohbetler meydana gelmiştir. Muhammed Haşim-i Keşmir şöyle dile getirmiştir:“Hace Hüsameddin Ahmed’den işittim. Hocam imam-ı Rabbani’yi methedip övdükten sonra; “Mertebesi yüksek, fazileti çok olmakla beraber, edebe riayette, hocamız Muhammed Bakibillah hazretlerinin talebelerinden hiçbiri, İmam-ı Rabbani gibi değildi. Bunun için bereketler herkesten önce ona nasip oldu buyurdu.

Rabbani Hazretleri de şöyle buyurmuştur: “Biz dört kişi, hocamız Muhammed Bakibillah hazretlerine hizmette diğerlerinden ilerdeydik. Hepimizin ayrı bir bağlılığı, ayrı bir düşüncesi vardı. Bu fakir yakînen biliyorum ki, böyle bir sohbet ve cemiyyet, terbiye ve irşad kaynağı, Peygamber efendimizin zamanından sonra dünyada çok az görülmüştür. Gerçi insanların en hayırlısı olan Resulullah efendimiz zamanında bulunamadık, sohbetine kavuşamadık ama, Muhammed Bakibillah hazretlerinin saadetli sohbetinden de mahrum kalmadık. Bunun için bu büyük nimetin şükrünü yerine getirmek lazımdır. Onun huzurunda herkes kendi bağlılığına, muhabbetine göre bir şeylere kavuştu.”

 

İmam Rabbani Hazretlerinin Vefatı

İmam rabbani hazretleri, 28 Safer 1034 tarihinde ( 10 aralık 1624) tarihinde vefat etmiştir. 63 yaşında iken fânî hayatı son bulmuş ve Sirhind’e defnedilmiştir.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Blogseyir.com sizlere özgün ve bilgi dolu bir platform alanı oluşturmak için 2020 yılında yayın hayatına başlamıştır. Merak ettikleriniz, bildikleriniz veya bilmediğiniz, ilginizi çekebileceğini düşündüğümüz makaleleri sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Sizler de ekibimizin bir parçası olmak istiyorsanız iletişim bölümünden bizlere ulaşabilir veya [email protected] adresine mail gönderebilirsiniz.

Yorum Yap