1. Ana Sayfa
  2. Hayata Dair
  3. Olayların kontrolü her zaman bizde değildir
k_zg_n_m_

Olayların kontrolü her zaman bizde değildir

Stoa Felsefesi, olayların kontrolü her zaman bizde değildir, fakat yaklaşımımızı ve yanıtımızı biz belirleriz.

sd

Stoa Felsefesi

                                  JEAN BRUN

 

Roma hükümdarı Neron’a komplo kurma suçu ile intihara mahkum edilen filozof Seneca, kendi ellerinden zehri içmeden önce ardından gözyaşı döken karısına şöyle der:

 

“Hayatın bir kısmına ağlamak neden? Tamamı yas tutmayı gerektirirken.”

Stoa Felsefesi - Jean Brun | İletişim Yayınları | Okumak İptiladır ...


Bugünün dünyasında ayakta kalabilmek, savrulmamak ve sağlam durabilmek kişinin kendi kabuğuna çekilmesiyle mümkün olabiliyor. Ne olacağı belli olmayan ve her an her şeyin yaşanabileceği bir dünyada yaşıyoruz. Bu da haliyle sürekli panik halinde sağa sola koşturan, bunalıma giren, sıkıntısını çözemeyen, buhrana kapılmaktan kendisini alamayan bireyler üretti. Stoa felsefesini öğrenmek ve stoacı filozofları özümsemek bu zamanda sağlıklı yaşayabilmek ve güçlü durabilmek için gerekli bana kalırsa. Çünkü bu akımın çıktığı dönem ile şu an yaşadığımız dönem arasında çok büyük benzerlikler var. Ben de stoa felsefesinin çıkış nedenlerini ortaya koyup neden bu felsefeyi özümsemek zorunda olduğumuzu açıklamaya çalışacağım.

İlk olarak stoa felsefesinin çıktığı Helenistik dönemi açıklamakta fayda var. Stoa felsefesi, M.Ö. 300’e kadar uzanır. Özetle yaşamın kontrolümüzün dışında getirdiği zorluk, ızdırap ve kayıpları metanetle karşılamayı öğütler. Derin bir üzüntünüz karşısında sinirlerinizi alt üst eden, yüzeysel ve geçiştirici “Boşver” , “Olumlu tarafından bak”, “Her şey yolunda” gibi tavsiyelerin aksine, stoacı bir filozofla dost olsa idiniz muhtemelen size alçak bir sesle, bilgece ve şefkatli bir biçimde şöyle derdi: “Seni anlıyorum, hayat çok zor, bazen hayatta kalmanın kendisi bile bir cesaret işi…” Helenistik dönem,  yaşadığımız dünyaya benzerlik gösterir. Bugün de geleceğimiz belli değildir, dünya sistemsizdir. Bu sebeple 21. Yüzyıl aslında ben devridir.

Stoa felsefesinin en önemli isimlerinden birisi Epiktetos’tur. Düşüncelerini aktarmaya şu sözle başlar: 

“Senin huzursuzluğun başkalarıyla değil kendinle bağdaşmadığın içindir” ardından da şöyle bir fikir atar ortaya: “Mutluluğa giden tek bir yol vardır. Bu da irademiz dışındaki şeyler yüzünden kaygılanmayı bırakmaktır” 

Epiktetos kendi kabuğuna çekilen bir insanı tasvir ederken gerçek mutluluğun sadece kendimizle alakalı şeylerle mümkün olacağını belirtir.

 

Olayların kontrolü her zaman bizde değildir

Zamanı geldiğinde yaşayınca üzülmek yerine tekrar tekrar senaryolaştırıp önceden üzülmek kendini hazırlamak ne kadar iyi gelir insana? Hayat biraz da hazırlıksız yakalanmak.. ki hiç yakalanmayadabiliriz. İyi de kötü de ihtimal dahilinde. Kötüyü şartlanıp güzel olan günü de bozmanın manası yok.

Karamsar gibi gözükseler de, Stoacılar aslında bayağı optimistler.  Hatta Stoacı Optimistlik denen bir kavram var. Daha realist bir optimizm bu ve içinde sizin de dediğiniz gibi iyi ve kötünün de ihtimal dahilinde olduğunun farkında olmak var.

 

Basit bir pratik yapalım: Stoa filozofları bir meditasyon türü olarak arada sırada başımıza gelmesinden korktuğumuz tüm felaketleri bir bir yaşadığımızı hayal etmemizi tavsiye ederler. İşten kovulduğunuzu, sevgilinizin sizi terkettiğini, başarısız olacağınızı, gülünç duruma düşeceğinizi, hepsini birden… Çok mu karamsar? Aslında değil, çünkü tamamı olasılık dahilindedir. Fakat bu olasılıkların hepsiyle yüzleştiğimizde dahi biliriz ki, insan son derece dayanıklı bir varlıktır, ve her daim güçlüklerin üstesinden gelebilir. Stoacılıkta derin bir özgüven ve özyeterlilik duygusu vardır.

Mindfulness bakış açısı ve Stoacılık büyük ve temel bir ortak paydada buluşur. Olayların kontrolü her zaman bizde değildir, fakat yaklaşımımızı ve yanıtımızı biz belirleriz.

 

Özetlemek gerekirse Stoa felsefesi insanın kendi iç huzurunu yakalamayı amaçlar ve bunun için olabildiğince dış dünyanın etkilerini bertaraf etmeye çalışır. Her ne kadar kaderci de olsalar insanın kendi kendisinin efendisi olması gerektiği konusunda önemli fikirler ortaya attılar. Bugünün dünyası helenistik dönemden çok farklı değil, eğer yarın ne olacağını bilmiyor ve buna hiçbir çare bulamıyorsak, kaygılanmayı bırakmalı, eğer düzeltecek bir şeyler arıyorsak buna da iç dünyamızdan başlamalıyız diye düşünüyorum.

 

 Stoacı filozof ve devlet adamı Cicero’nun da söylediği gibi: 

 

                  “Kimse sana senden daha iyi öğüt veremez”

Yorum Yap

Yorum Yap