1. Ana Sayfa
  2. Biyografi
  3. Paradigmanın Kurucusu: THOMAS SAMUEL KUHN KİMDİR ?

Paradigmanın Kurucusu: THOMAS SAMUEL KUHN KİMDİR ?

Thomas Samuel Kuhn ?


Thomas Samuel Kuhn (18 Temmuz 1922-17 Haziran 1996) her ne kadar Harvard mevzunu bir fizikçi de olsa bilim felsefrnin olmazsa olmaz isimleri arasında anılmaktadır…

      Lisans sonrası 1943’de Harvard’da bulunan bir radyo araştırma laboratuvarında çalıştı. İngiltere’de ve Fransa’da radar teknisyeni olarak çalıştı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Harvard’a dönerek yüksek lisans derecesi aldıktan sonra 1949 senesinde, daha sonra Nobel ödülü alan, Jophn H. van Vleck’in yanında doktorasını tamamladı. Kuhn Harvard’daki Society of Fellows birimine üye olur. Orada bilim tarihi ile ilgilenir, asıl ilgisi ancak her zaman bunun felsefeye olan etkisi olmuştur. Kuhn 1956’da Berkeley Üniversitesi’nde bilim felsefesi ve tarihi dalında yardımcı profesör olarak başlar ve birkaç sene sonra profesörlüğü kabul eder. Berkeley’de “Bilimsel Devrimlerin Yapısı” adlı eserini yazar. Bu kitap (kendisi onun için “Essay” [deneme] der) aslında International Encyclopedia of Unified Science ansiklopedisinin bir parçası olarak tasarlanmıştı. Kuhn’un çıkış noktası o zamanlar henüz pek tanınmayan ve Ludwik Fleck tarafından yazılan ve Kuhn’un kendi görüşlerinin çoğunu içinde barındıran Entstehung und Entwicklung einer wissenschaftlichen Tatsache adlı eserdir.

 

1964’ten 1979’a kadar Princeton Üniversitesi’nde öğretim üyesidir. Sonra MIT Massachusetts Institute of Technology, Cambridge’e geçer ve burada 1991’de emekliliğe ayrılana kadar kalır. Kuhn International Academy of Science’ın kurucularından.

Thomas Samuel Kuhn 1996’da 73 yaşında kanser yüzünden vefat eder.

Kuhn’un bilimsellik görüşünde iki önemli konu vardır. Bunlar paradigma ve bunalım konularıdır.

Kuhn’un felsefe etkinliği üç aşamalıdır. İlki normal (olağan bilim etkinliği) ikincisi olağan üstü bilim etkinliği ve sonuncusu bunalımdır. Olağan bilim, bir paradigma var olduğu zamanki dönemdir. Paradigma iki yanlıdır. İlk olarak yeni gelenek başlatır. Eski geleneğe inananları kendine bağlar. Diğeri ise örnek sorunlar ve çözümler sunmasıdır. Gelecek nesillere yeni soru ve sorunlar bırakacak kadar geniş uçludur. Büyük başarıyı temsil eden,ilişkin olduğu alanda nesneyi başarılı olarak açıklayabilen, bilimsel gelişmelere açık olan, gelecek kuşaklara çözülecek problem bırakan yapıtlar paradigma oluştururlar.

Doğa yasalarını andıran ona sığmayan bir takım sanılardan oluşan çerçevelere paradigma denir.

Bir bilim topluluğunda bir paradigma olduğunu düşünelim. Bu bir süre iş görür. Bir süre sonra bir yerde kuramla olgu arasında uyuşmazlık çıkar. Bunu ele almak bunalıma yol acar. Paradigmanın çözemeyeceği bir durum olduğunda bunalım derinleşir. Bu paradigmanın işe yaramadığını gösterir. Yeni paradigmaya zemin hazırlar. Yalnız, aykırı tek bir örnekten ötürü paradigma yanlışlandı diye kenara bırakılamaz.

Paradigmanın güvenli olmadığı durumlarda, yeni açıklayamadığı bir şey olduğu durumlarda bunalım yaratmak gerekir. Eski paradigmaya inanan bilginler kopsun diye yapılır bu. Böylece olağan üstü bilim etkinliği dönemi gelir. Bu yeni paradigma ortaya çıkana dek sürer. Olağan üstü bilim etkinliği iki paradigma arasındaki bir geçiş dönemidir. Bu geçiş birikimsel değil, devrim niteliğindedir….

Paradigmanın kurucusu olan Thomas Samuel Kuhn yolun çok başında olanlara : Gerçek zaten var önemli olan kurduğumuz düşünce sistemi ve teorik anlayışıyla ona ne kadar yaklaşabileceğimiz ! düşüncesini ve devrimlerin nasıl tanınabileceğini sorgularken dönemimizde kabul edilmiş genel geçer doğruların dahi sorgulanabilir olduğun kanıtlamaktır.

Yorum Yap

Yorum Yap