1. Ana Sayfa
  2. Deneme
  3. Solmuştu Tüm Renkler

Solmuştu Tüm Renkler

Screenshot_2020-02-28-21-57-02-789_com.facebook.katana

 

Başı önde eğik bir ayçiçeği gibi girdim Haremine, ilk kez değince bakışıma Kâbe’nin siyahı, bildiğim bütün renkler soldu zihnimde.

Bir sürme gibi çektim siyahını gözlerime…

İstilâmına tutununca başladı başımın dönmesi, dönüp durdum pervaneler gibi, her dönüşümde ruhumun aksini gördüm Hacerül Esved’in aynasında.

Hicr-i ismail’e kavuşunca tek gördüğüm siyahına tutunan ellerdi. Başlar mahcubiyetin kuyularında yitmişti fersah fersah.

Nedametin ve ağlamanın kaynağına ulaşınca içten içe fokurdayan bir kazana düşmüş gibiydim artık. Kaynamamak, beden kabından taşmamak, dağılmamak ne mümkün.

Bir buz kalıbıydı, ya da bir taştı sanki kalbim, direndi. Katılaşmış latifelerim direndi. Elimi uzatınca Kabe’ye, sevgilinin yüzünü ilk kez görecekmiş gibiydim, yüzündeki siyah peçeye dokunur gibi, içim içime sığmaz gibiydim.

El sürdüm, yüz sürdüm, ağlamak bitti, gözyaşı tükendi.

Sonra erimenin de yanmanında tarifleri değişti lügatimde, bildiğim bütün kelimeler sustu…

Kabeyi ilk gördüğümde ettiğim duaların kabulünü gözlüyorum her kapıda her pencerede.

Halil İbrahim

Yorum Yap

Yorum Yap