1. Ana Sayfa
  2. Deneme
  3. Tefekkür Fidanı

Tefekkür Fidanı

Screenshot_2020-02-28-23-00-41-906_com.facebook.katana

Hamam böceği, pire, kene, bit, karınca, çekirge, örümcek, sinek, arı, akrep,…

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde bulunan Avrupa’nın en kapsamlı Doğa Tarihi Müzelerinden birini gezdiğimde bambaşka bir tefekkürün içinde bulmuştum kendimi. Entomoloji bilimi verilerine göre doğada 700 bin çeşit böcek türü bulunuyor.

Her türün sahip olduğu özellikleri düşününce hayret içinde hayreti yaşıyorsunuz.

Allah’ın yaratma kudretinin, kainattaki herbir detayı nasıl da insan merkezli bir amaca binaen kurduğunu daha derinden hissediyorsunuz.

Tefekkürün merkez noktası ise bambaşka.

Bütün böcekler, yani küçük canlıların tamamı uzaylı ve yaratıklı filmlerden fırlamış gibi korkunç ve ürkütücü bir tasarıma, simaya sahipler. Düşünsenize testereli, tüylü garip ayaklar, kıskaçlı ağızlar, renk tonu korkutucu kabuklar ve daha birçok detay.

Büyük olan canlılar ise, yani göze daha görünür ve insanın emrindeki her varlık inanılmaz şirin ve sevimli bir görüntüye, simaya sahipler. Bir kuzucukla hamam böceğini kıyaslayabilir misiniz? Bir kedinin şirinliği, bir ineğin itirazsız bize süt veriyor oluşu, bir muhabbet kuşunun renkrenk tatlılığı ve daha sayısız örnekler.

Bunların hepsi tek bir kudretin eseri olmakla birlikte insanın yaşayışına, naifliğine ve gözünün görmesine göre planlanmış muhteşem bir dekorun parçaları.

Muhabbet kuşu büyüklüğünde kanatlı karınca beseleseydik kafeste, ya da keneler koyun kadar olsalardı, ya da akrepler inek boyutunda olsaydı, hamam böcekleri güvercinler kadar olsaydı…!

Ne insan yaşayabilir ne de insanın kemalatı ve dünyadaki serüveni devam edebilirdi. Her iş her an hikmetle işliyor ve bilinçli bir tasarımın içerisinde imtihan kağıtlarımızı dolduruyoruz.

Böcekler alemi de O’nun isimlerine açılan en büyük tefekkür kapılarından birisi. Onsekiz bin alem denilince kastedilen de bu olsa gerek…

Hiçbir yol yok ki O’na çıkmasın!

O’na olan imanımızı artırmanın yollarını bulmak zorundayız. Yoksa kaybedişimizin telafisi olmayacak.

Konuşmaya değer güncel birçok konu varken böceklerden bahsetmek pek ilgi çekici gelmemiş olabilir.

Allah Resulü’nün s.a.v bir sözü aklıma geliyor hep;
“Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile, bugün elinizdeki fidanı dikin.”

Kıyametvâri gündemlerle zihnimiz işgal altında ve allakbullak haldeyken bir tefekkür fidanını dikmek, belki de bütün bu buhranlarımızdan kurtulmanın tek çaresidir.

Ne dersiniz ?

Halil İbrahim

Yorum Yap

Yorum Yap